2012′nin moda renkleri

Kategori: Aşk-Sevgi

Bu yıl hangi renkler moda hangi renkler çöpe gidecek.

Bu yıl pek çok farklı renk gün yüzüne çıkacak ve pek çok rengin tahtı sallanacak gibi. Çünkü

Yeni yıl ile beraber değişen elbise şekilleri, ayakkabı modelleri ve saç renkleri beraberin de kullanılan renklerinde değişmesine neden oldu. Eğer sizde alışverişe çıkacaksanız veya kendinize bir elbise yaptırmaya ya da çanta almaya karar verdiyseniz bu yılın moda renklerini anlattığımız bu yazımızı okumadan hareket etmeyin. Gelelim bu yıl pek çok kadının üzerinde göreceğimiz renklere.

Krem

Evet, krem rengi yeniden canlanan renkler arasında yerini alıyor bu yıl. Pek çok siyah renkteki elbisenin iç kısmını bu yıl krem rengi elbiseler süsleyecek. Ayrıca krem rengi çantalarda bu yıl moda olacak eşyalar arasında.

Açık pembe

Kendine has bir canlılığı temsil eden açık pembe rengi yazın pek çok kısa elbisede ve aksesuarda en çok tercih edilen renkler arasında yerini alacak. Ayrıca uzun gece elbiselerinde de bu rengi bu yıl çoğu kez görecek gibiyiz.

Turuncu

Bu yılın galiba en çok çıkış yapan rengi turuncu olacak. Evet, bu yıl turuncu rengini pek çok elbisenin, kıyafetin, kemerin, aksesuarın, çantanın ve ayakkabının üzerinde görecek gibiyiz.

Bunun nedeni ise bu yıl farklı ve canlı renklerin bir adım öne çıkmasından kaynaklanacağı. Evet, bu yıl canlı ve daha çok enerji yansıtan renkler tercih edilecek hemen hemen pek çok eşyada.

Beyaz

Beyaz rengi olmadan galiba hiçbir elbise hayat bulamaz gibi. Beyaz bu sene pek çok dantelli ve saten elbiseye hayat verecek renkler arasında yerini alıyor. Özellikle iç giyim ve gece kıyafetlerinde ve açık kıyafetlerde beyaz rengin hâkimiyeti söz konusu olacak gibi. Ayrıca beyaz rengin hâkim olduğu gelinlik rektörü bu yılda sadece beyaz olarak devam edecek bölümler arasında yer alıyor.

Fuşya

Bu renk hem enerji verici, hem çekici, hem de kendisine ait bir havası olduğu için bu senede kullanılacak renkler arasında yerini alacak gibi. Özellikle abiyeler ve gece kıyafetlerine öne çıkacak renkler arasında olan fuşya rengi iyi kullanıldığında daima göze gelen bir renk olmuştur. Bu rengi ayakkabı ve takılarda da bu sene sıkça göreceğimize eminim. Eğer bu renk bir şey olmayı düşünürseniz bizce hata yapmış olmazsınız. Fakat kullandığınız alanın önemli olduğunu unutmayın.

Siyah ve beyaz

Galiba dünyada bu iki rengin kombinasyonu kadar güzel kombine olan başka hiçbir renk yok dersek hata yapmış olmayız. Çünkü siyah ve beyazım kombinesinden oluşan elbiseler, ayakkabılar, kemerler ve iç giyim sektörü bu senede hız kesmeden devam edecek gibi. Siyah ve beyazın kullanılacağı her kıyafet bu senede göz kamaştırmaya ve dikkat çekmeye devam edecek renkler arasında yer alıyor. Siyah beyaz bir eşya alırken lütfen üzerinizde uyumuna ve kullanılan yere dikkat edin. Ayrıca siyah beyaz elbise tercih ederken kesimin ve rengin elbiseye kattığı havayı da dikkatlice inceleyerek seçim yapın.

Yorumlar: Closed

İşte Aşk

Kategori: Aşk-Sevgi

Aslında bu sorunun yanıtını bugüne kadar verebilmiş hiç kimse yok.

Çünkü; felsefeciler kurdukları cümleler ile, şairler mısraları ile, ozanlar türküleri ile, tiyatrocular oyunları ile bu tarifsiz kavramı açıklamaya çalışmıştır. Aslında aşk kavramının belirsiz bir kavram olduğu buradan ortaya çıkmaktadır.

Çünkü farklı farklı kişiler aşkı farklı farklı şekillerde yorumlamışlardır. Aşk bana göre bir kalp ağrısı sana göre çıkmaz bir sokağın ta kendisi bir başkasına göre ise sonsuz mutluluğun tek adresi…

Peki aşk neden bu kadar tarifsizdir veya biz neden her seferinde aşk için bir tarif ararız veya onu anlatmak için kelimeler seçmeye çalışırız?

Aslında bunun cevabı basit, insanlar yaşadıkları bu garip duyguyu anlatmak ve ifade etmek isterler.

Bu sayede kendilerini daha rahat hissedecek  ve başkalarından yardım almaya çalışabileceklerdi fakat aşk denilen bu kavramın veya bu duygunun yaşanılan ilişkiye, kişiye, yere göre farklılık göstermesi onun için kurulan tüm kelimelerin sadece kişiye özel kalmasını sağlamıştır. Bu yüzden hiç bir zaman hiç kimse aşkı tarif edememiştir veya tarif edilmiş olan bir aşk tanımını kabul etmemiştir.

Ama her kim olursa olsun ne bu duyguyu yaşamak ister kimi aşık olduktan sonra çok büyük acılar çekse de kimi ayrılık ile sonlandırsa da ilişkisini yeniden aşık olup yeniden bir şeyler yaşamak ister çünkü insanoğlu bu duyguyu bünyesinde hissetmeye her zaman muhtaç olmuştur.

Bu duygu ile büyümüştür çünkü. Düşünsenize bu hayatta tattığınız ilk aşk ilk sevgi anne sevgisidir daha siz dünyaya geldiğiniz an başlar bu büyük aşk sizin ile birlikte büyüme ve gelişmeye başlar anne sevgisinin yanına belli bir yaştan sonra başkalarının da sevgisini eklersiniz derken büyümüş ve bu sevginin bu aşkın getirisi ile evlenmişsinizdir bile ve artık sizde doğan çocuğunuza vereceğiniz sevgi ile onu bu hayata hazırlıyorsunuzdur belki de.

İşte bu ve buna benzer sebeplerden dolayı gönlümüz hep bir aşk hep bir sevgi taşır ve her zaman bunu muhtaçtır. İnsanlar bu yüzden bu büyük duygu karşısında yıllarca tarif aramış ve dudaklarından, kalplerinden ve kalemlerinden dökülenler ile bu duyguyu tarif etmeye çalışmışlardır.

Bu yazımızda bizde zor bir görev seçip size aşkı kendi dilimizin döndüğünce kendi kelimelerimizin izin verdiğince anlatmaya ve tarif etmeye çalıştık.

Ama şu bir gerçek ki aşk herkes için var ve bu yüzden herkesinde kendince bir tarifi var.İşte bu yüzden aşk evrensel, bedensel ve ruhsal bir olgu kavramına ulaşıyor bazen birbirinden çok farklı kişiler bile veya birbirinden tamamen farklı dünyalar bile ortak tek bir nokta bularak buna sarılmayı ve aşkın gücü ile bu irade sayesinde birlikte hayat yolunda yürümeyi kabul edebiliyorlar. Şimdi gözlerinizi kapatın ve yaşadıklarınızı düşünün daha sonra aşk için söyleyeceğiniz veya kuracağınız cümleler sizin bu hayatta aşk için kurduğunuz cümleler olacaktır ve sadece sizi yansıtacaktır. Hem size karşı bir yansıma olacaktır bu hem de çevrenize karşı. Umarım herkes bu duyguyu yani aşkı gönlünce yaşar ve daima aşk ile büyür. Çünkü aşk ile büyüyen insanlar çevresine hep aynı güzellikte bakarlar ve çevresini hep aynı güzellikte etkilerler. Bizce bu karşı konulamaz ve bu dünyada insanoğluna lütfedilmiş en güzel olgudur.

Sevin.

Sevilin.

Ve gönlünüzce yaşayın.

Yorumlar: Closed

Eş seçimi

Kategori: Aşk-Sevgi

Eş seçimi oldukça önemli bir konudur hatta şöyle diyebiliriz hayatınızda galiba bundan daha büyük bir seçim yapmayacaksınız.

Eş seçimi yapmadan önce kendinizi çok ama çok iyi tanımalısınız.

Peki gelelim evlilik ve eş seçimlerinde  dikkat edilmesi gereken hususlara .

Evlilik kavramı karşı cinsten iki bireyin yaşantıları paylaşmak,  birlikte yaşamak, çocuk yapmak ve çocuklarını yetiştirmek gibi amaçlar ile yaptıkları bir anlaşma veya sözleşmedir.  Evlilik günümüzde tamamen  kurumlaşmış bir yol, bir ilişkiler ağıdır. Bir kadın ile  bir erkeği karı koca sıfatı ile  birbirine bağlayan  ve doğacak çocuklara belli bir güm, isim, statü sağlayan toplumsal yönden devletin gibi bir mekanizmanın  kontrol,  hak ve birey üzerinde yetkisi bulunan yasal bir ilişki biçimidir.

Bir  ilişkinin uzun soluklu olmasının nelere bağlı olduğunu şu şekilde Açıklarsak yanlış olmaz herhalde. Hepinizin bildiği gibi  bazı ilişkiler kısa süreli olurken  bazı ilişkiler çok uzun süreli oluyor. Hatta bazı ilişkiler ölüme kadar devam ediyor. İşte bu gibi durumlar bireyin ilişkilerinde içinde bulunduğu sosyal yapıya, yaşa, aldığı eğitime, dini inançlarına, aile ortamına, siyasal fikirlerine bağlı olarak değişiklikler gösteriyor. Tüm bireylerin  birbirlerini benzer olarak algılamamaları gerektiğine, ilişkilerin uzun veya kısa süreli olmasında önemli rol oynarmaktadır. Ailenin de ana temelinde biri erkek biri bayan olmak üzere iki yetişkin insanın uzun süreli, doyumlu ve ihtiraslı  bir ilişki içinde bulunması yatar.

Eş seçimi yaparken ilk önce kendinizi tanımalısınız. Siz acaba nasıl bir insansınız ?

Acaba siz nasıl bir eş olacaksınız ?

Evlilik kurumun da mutluluk, daha çok genellikle eş seçiminin iyi yapılmasına bağlıdır. Çünkü  eş seçiminin gerçekleşmesi için bireyin beklentilerinin  amacını tartışması ve bunları karara bağlaması ve benzeri beklentileri olan kişiyi eş olarak seçmesi beklenir. Bu veya buna benzer  hususları hiç düşünmeden evlenen kişiler  genellikle hep yanlış kişiyi eş olarak seçme hatasından dolayı kendilerini koruyamamaktadırlar. Yani kararları tamamen sizin ile uyuşan kişiler doğru eştir diyebiliriz.Bunu sizlere birkaç örnek ile açıklayacak olursak.

 

“Eşim çok fazla çalışıyor ve çok fazla para kazanıyor fakat yinede hiç tatmin olmuyor ve çalışmaya daha fazla çalışmaya devam ediyor. Bu yüzden günde 14 saat çalışıyor. Çocukları için tamamen yabancıdan farksız. Bana sağladığı bu çok geniş olanaklara karşın kendimi dul kalmış gibi hissediyorum. Keşke bu haddinden fazla zengin hayat yerine çok daha düşük veya çok daha kötü  olanaklar içinde eşimi her akşam görebileceğim bir evliliğim olsaydı.”

 

İşte yaşamımız bu ve buna benzer sayısız örnek ile doludur. Örneklerin işaret ettiği gerçek şudur: ‘Senin için neyin çok önemli olduğuna ilk önce karar ver ve sonra ona uygun kişiyi kendine eş olarak aramaya koyul. Sağlam evlilikler gerçeklere dayalı olan evliliklerdir, bunu sakın  unutma.’

 

Bireyin  evlenebilir duruma gelmesi, bazı  kişilik özelliklerine tamamen sahip olması anlamını da taşımaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda eş olacak kişilerde yani evlenebilecek kişilerde bulunması istenen birkaç özellikler şöyledir.

- Güvenilir olmak

- Duygusal kararlılığa sahip olmak

- Mutlu kılmaya hazır olmak

- Cazip olmak

- Aile hayatına ve çocuk sahibi olmaya istekli olmak.

İşte bu özellikler veya şöyle diyelim bu kavramlar sizde tam anlamıyla oluşmuşsa ve doğru şekilde sizin ile aynı isteklere sahip birini bulduysanız evlenmek için doğru zamanda ve doğru kişiyi seçmişsiniz demektir.Bu şekilde yapacağınız bir evlilik ömür boyu olacak ve daima mutlu olmanızı sağlayacaktır.

Yorumlar: Closed Etiketler: ,

Nasıl flört edilir

Kategori: Aşk-Sevgi

Flört, ilişkinin ilk basamağıdır. İyi bir flört dönemi, sağlam ve güçlü bir ilişkinin de başlangıcı olabilir.

Birbirinden oldukça fazla hoşlanan kadın ve erkeğin bir ilişkiye ilk adımı atmadan önce birlikte olabilmek ve oldukça sağlam bir ilişki kurabilmek için birbirlerini güzelce test ettikleri bir ön safhadır diyebiliriz  flört dönemi. Bir nevi basit oyundur. Çünkü asla ilişki aşamasına geçtiğinizde olduğunuz kadar açık ve net değilsinizdir flörtte. Karşılıklı olarak kendinizi tanıtma,anlatma ve anlayabilme dönemidir bu süreç.

Tabii bu kendini anlatmadan kasıt sadece sözlerle olmayabilir.Bakışlarla, tavırlarla, konuşma şekliyle, kültür seviyesiyle , giyim şekliyle, kısaca söylemek gerekirse sizi siz yapan her şeyle olmaktadır. Aynı şekilde sizde karşınızdaki kişinin bakışlarından, sözlerinden, konuşma tarzından, oturup kalkmasından, çevresinde bulundurduğu insanlardan, olaylara gösterdiği tepkilerden onu anlamaya çalışırsınız.

İlişkiye başlamadan önce dişiliğinizi kendinize olan güveninizi göstermekten asla çekinmeyin !

Flört aşamasında genellikle bir erkeğin kadında aradığı en önemli özelliklerden biri dişiliktir.Dişiliği sadece seksapalite olarak veya dik başlılık olarak algılamamak gerekir. Anaç , şefkatli ve duygulu yanınızla birlikte tüm kadınlığınızı,dişiliğinizi; davranışlarınızla ve göz temasınızla karşı taraftakine göstermelisiniz.

Flört, ilişkinin ilk basamağıdır demiştik.Bir ilişki ne zaman başlar derseniz, yatağa girdiğiniz anda başlar! O noktadan sonra yaptığınız küçük,sevimli flört oyunları sona erer. Çünkü artık siz bir ilişkiye başlamışsınızdır, Ruhunuzla, bedeninizle , varlığınızla kısacası sizi siz yapan her şeyinizle açılırsınız karşı tarafa. Tamamen savunmasız bi şekilde sunarsınız kendinizi ona.

Karşınızda ki kişinin sizi her zaman arzulamasını sağlayın !

Flörtte ilk ve en önemli  kural, erkeğin ilgisini ve alakasını her an ayakta tutabilmeyi sağlamaktır. Açık açık  konuşmakta oldukça yarar var; aklınızla,düşüncelerinizle,hareketlerinizle ve söylediklerinizle karşı tarafı etkileyebilirsiniz,Bir erkeği kadına yaklaştıran en önemli noktanın onu arzulaması olduğunu sakın unutmayın.

Bırakın flörtünüz de  ilk adımı o atsın yani karşı taraf !

Flörtte ilk adımı erkeğin atmasına kesinlikle izin verin. Çünkü bu kaçan kovalanır taktiğinin genel bir parçasıdır. Erkek, “Ben bu kadını nasıl elde edebilirim acaba?” diye düşündükçe, size karşı olan ilgisi ve heyecanı da oldukça hızlı bir şekilde kat ve kat  artar.Sizin için adeta çılgına döner. Siz herhangi bir girişimde bulunmadan sadece onun ilk adımı atmasını beklemeye devam ettiğiniz sürece  erkek bilinçaltındaki savaşçı ruhu ortaya çıkıp savaşır.Sizin için mücadele etmesi gerektiğine karar verir. Hem de beğenildiğini, peşinden koşulduğunu ve onun için savaşıldığını bilen hangi kadın mutlu olmaz ki !

Beden dilinizi elinizde geldiğince en  iyi biçim de kullanın !

İlk adımı atıp sonra da flört noktasına geldiğinizde beden dilinizi çok  iyi kullanabilmeniz çok önemlidir. Bir kere kendinizden oldukça  emin görünmelisiniz ve kendinize güvenmelisiniz. “Acaba bu şekilde güzel görünüyor muyum, beni hoş bulacak mı? ”  gibi soruları aklınızdan tamamen çıkarıp bir kenara atın. Üzerinize giydiğiniz elbiseleri de çekiştirmekten vazgeçin ! kendine güvenmeyen tedirgin tavırlar ve özgüvensiz bakışlarınız genellikle karşı taraf için oldukça itici ve gereksiz bulunur.

Oldukça rahat tavırlarda bulunarak aranızdaki mesafeyi çok uzak tutmadan onunla konuşmaya çalışın.Onunla göz teması kurmaktan da bence çekinmeyin, Konuşma esnasında arada bir koluna, omzuna hafif  hafif  dokunmak, karşı tarafı etkilemek, samimiyetinizi göstermek ve onun sizden etkilenmesini sağlamak için çok  iyi bir yoldur bu tarz küçük şeyler.

Gülümseyin !

Gülümsemekten hiç bir zaman ama hiçbir zaman çekinmeyin.Güzel bakabilmek gibi güzel gülümseyebilmek te oldukça  çok önemlidir. Erkekler kadınların gülümseyişini seksi bulur ve bayılırlar. Abartılı bir şekilde gülümsemeye hiç gerek yok, sürekli sırıtmaktan bahsetmiyoruz tabiki ama neşelenmeyi bilen, esprili kadınlar her zaman çekicidir. Gülümsemenin seksiliğini her an kullanın.Ama doğal ve içten gelen iyi bir gülücük olsun bu her zaman .

Yorumlar: Closed Etiketler:

Neden aldatılırız

Kategori: Aşk-Sevgi

Bir insan, bir erkek veya bir kadın neden aldatır? Bu yazımızda dilimizin yettiğince ve kelimelerimizin izin verdiğince size bu konu hakkında bilgi aktarmaya çalışacağız.

Çevremizde ve yaşantımız da  sürekli birileri, arkadaşlarımız, dostlarımız veya en yakınlarımız aldatıldığından bahsediyor ve “neden ben?” sorusunu defalarca hem de defalarca kendine soruyor.

Erkekler neden veya niçin  aldatıyor?

Bu sorunun yanıtını bana danışanlara, kendi kişisel tecrübelerime ve yazılı kaynaklara baktığım zaman bunun bir tek sebebinin olmadığını sizlere rahatça söyleyebilirim. Birkaç farklı  profil var aslında.

Bunlardan bahsedecek olursak bir tanesi bizim eğitim ve kültür ortamımızla ilgili galiba. Erkeklerin daha küçüklüklerinden itibaren yani baba oğul diyalogları yada arkadaş diyalogları gelişmeye başladıktan sonra  karşı cinsle ilişki kurmaları teşvik edilir. Oğlan çocuklar, kız çocukları gider öperler ve çevrelerindekiler de bu yaptıkları hareketi onaylar. Kız çocuklarının ise genellikle bizim toplumumuz da  erkek çocuklarla ilişki kurmaları teşvik edilmez. Bu tutum hem ilerleyen yaşantıların da hem de  ilerleyen yaşlarda da devam eder ve kadınlar karşı cinsle ilişkilerinde pek çok şeyi ancak evlendiklerin de yaşayabilirler. Toplumumuzun böyle bir sosyal ve kültürel yapıya sahiptir.Ve bu yapı üzerine gelişip aile yaşantısının temellerini oluşturmuştur.

Bundan dolayı erkekler için kadınlarla ilişki kuruyor olmak oldukça normal bir hareket ve oldukça normal bir  ruh halidir. Erkeklerin bunu yapmama nedeni yani aldatmamayı seçme nedenleri genellikle korkmaları ya da aile birliğine zarar geleceğini düşünmeleridir. Yoksa içgüdüsel ya da ahlaki olarak aldatmamayı tercih etmek genellikle bir erkeğin ilk seçimi olmaz veya ilk seçimi değildir. Büyük bir çoğunluk için aldatmak mümkün olsa rahatlıkla yapılabilecek bir eylemdir. Bu birinci sebep.

İkinci sebebe geçecek olursak biz erkekler eşimizin dışında başka bir kadın ile  ilişki yaşamanın, eşimizle beraberliğimize çok büyük zarar vereceğini düşünmeyiz. Eşimizi oldukça  çok seviyor olabiliriz, aramızda hiçbir problemimiz olmayabilir, hatta ona hayranlık duyabiliriz ama diğer tarafta da bir ilişkimiz olabilir. Bir erkeğin dışarıda bir kadın ile ilişki oluşturması için ille de eşiyle birlikteliğinin çok kötü gitmesi gerekmiyor. Çünkü bir erkeğin başka bir kadın ile ilişki yaşaması onun için oldukça normal bir şey, ahlaki bir sorun değildir.

Erkekler genellikle  hangi sebeplerden dolayı aldatıyor ?

Evli barklı bir erkek başka bir kadın ile  birlikte olduğu zaman aslında yaşadığı bu yeni ilişkinin arkasındaki heyecan, zevk ve arzuları  onu aldatmaya itiyor. Genellikle aldatan erkeklerin hemen hemen  pek çoğu yakalanınca başlarına neler gelebileceğini tam olarak kestiremiyor. Nasıl bir belanın içine girdiklerini tam olarak göremiyorlar. Eşlerinin yani hanımlarının, bu olayı öğrenince ne kadar büyük acı çekeceğini, bozulan evlilik ilişkilerini tamir etmenin ne kadar zor olduğunu, neleri riske ettiklerini tam olarak bilmiyorlar. Bilmedikleri için de ‘Şeytana uydum’ gibi basit  bir bahanenin arkasına saklanıp  aldatıyorlar.

Tüm bunların dışın da bir başka tip erkek de aldatmaya eğilimli erkeklerdir. Evlenene kadar genellikle durmadan başka kadınları aldatan erkek tipleridir, evlendiklerinde de doğal bu tipler doğal olarak eşlerini aldatıyor. Kadınlar aşık olunca bunu tam olarak algılamıyor, o adamı durultacağını, aile babası yapacağını sanıyorlar ama maalesef yanılmış oluyorlar. Bu yüzden Eş seçerken dikkat edilmesi gerekir. Kişi iyice tanınmalı ve hayatınızı bir ömür boyu onunla birlikte geçireceğiniz prensibi unutulmamalıdır.

Yorumlar: Closed Etiketler: