Gözler Ne Söyler

Kategori: Kişisel Gelişim

Gözlerinizin aslında sizler hakkında çok şey anlattığını biliyor musunuz? Göz renklerine göre, uzman psikologların yaptığı “gözler ne söyler” araştırma sonuçlarına bir göz atın.

Kahverengi gözler

Kahverengi gözlere sahip insanlar genelde ilgiyi üzerlerinde görmeyi çok sever. Akıllıdır ancak kendilerine ne yapılması gerektiğinin söylenmesinden hiç hoşlanmazlar. Yaratıcıdırlar ve yeni düşüncelere, trendlere inanılmaz derecede ilgi duyarlar. Eksi bir yön olarak görülebilir fakat araştırmalara göre kahverengi gözlere sahip insanlar genelde kendi duygularını açıklamaya utanır ve hatta çoğu zaman gerçek hislerini belli etmekten çekinirler.

Mavi gözler

Mavi gözlere sahip insanlar diğerlerine göre dahaçekicidir. Dünyanın hemen her yerinde bunun örnekleri görülebilir. Genelde havalı, soğuk görünen fakat aslında kendilerinden daha fazla başkaları ile ilgilenmeyi seven yardımsever ve iyi niyetli insanlardır. Kalabalıkları diğer insanlara göre daha fazla severler. Denizleri ve okyanusları çok severler.

Yeşil gözler

Yeşil gözlü insanları anlatmak için ilk sıfat “ihtiraslı” olabilir. Genelde ilişkileri çok uzun süreli olur. Doğayı ve macerayı hayatlarından hiçbir zaman çıkarmak istemezler. Duyguları çok yoğun yaşarlar.Çok kıskanç olabilirler. Yüzlerine karşı birşey derken dikkatli olmalısınız çünkü yeşil gözlü insanların çoğu sözlerini sakınmaz ve hazır cevabı çok severler.

Ela gözler

Asla mücadeleyi bırakmazlar. Evet ela gözlü insanlar için çekişmeyi, rekabeti seven insanlar olduğunu söylemek hiç yanlış olmaz. Enerjiktirler ve bu enerjilerini insanların yardımı için kullanmaktan da çok hoşlanırlar. Sadece ilişkilerinde romantizme yer vermeyi severler.

Gri / kurşuni gözler

Gri gözlere sahip insanlar kırılgan olabilir. Yine gri gözlü insanlar birçok bakımdan ela gözlü insanlara benzeyebilir. Sürekli bir meşguliyet içerisinde olabilirler çünkü enerjileri hiç bitmeyecekmişçesine gözükebilir.Yağmuru ve huzuru çok severler. Çok zekidirler.

Ders Dinleme Teknikleri

Kategori: Kişisel Gelişim

Ders dinlemek hepimiz için zorunlu bir işkence olmuştur. Halbuki biraz konsantre olarak aşağıdaki ders dinleme teknikleri ile bu işkenceden kurtulmamız çok kolay.

DERS DİNLEME VE DERSTE NOT ALMA

NOT ALMAK NEDEN ÖNEMLİDİR?
Üniversitede derslere yüzlerce öğrenci ile beraber girmek pek çok öğrenci için ürkütücü olabilir. Lisede daha küçük sınıflara ve gruplara alışkın öğrencinin üniversitede, yeni dinleme, not alma ve bu notları daha iyi öğrenmek için kullanma becerileri geliştirmesi gerekebilir.
Not tutmak derslerde anlatılan konuların akılda daha kalıcı olmasını sağlamasının yanı sıra, derslere sonradan çalışmak için de büyük kolaylık sağlar. Not tutmak, sizin sadece ders anında yoğunlaşmanızı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda size dersle ilgili fikirlerinizi ilişkilendirebilmenize ve sorularınızı belirleyebilmenize de yardımcı olacaktır. Notlarınız, sınavlara çalışırken ve hazırlarken sizin için iyi bir kaynak teşkil edecektir.

ETKİN DİNLEME
Etkin dinleme bir düşünme etkinliğidir ve bu etkinlik uygulama yaparak geliştirilebilir. Etkin dinleme, önyargılardan arınmak, dikkatinizi hocaya ve kendi notlarınıza vermek demektir. Dersleri dinlerken dikkat edilmesi gereken bazı özellikler vardır.

1. Girişler ve Sonuçlar : Dersin ilk birkaç dakikası çok önemlidir. Özellikle o günkü tartışmaya geçmeden önce bir önceki dersin özeti yapılabilir. O günkü derste ne anlatılacağı konuşulabilir. Sınavlarla, ders saatlerinin değişikliğiyle, sınav sonuçlarının açıklanma tarihleriyle veya derslerin ertelenmesiyle ilgili bilgiler verilebilir. Aynı şekilde dersin sonu derste anlatılan fikirlerin özetini içerir, tartışmanın sonunun geldiği duygusunu verir, dersle ilgili okumaları ve ders sonunda gelecekteki dersleri kapsayan bağlantılar kurulur. Zaman baskısından dolayı hocalar sıklıkla çok kısa zamana çok fazla bilgi sığdırmaya çalışırlar. Sonuçta, dersin son kısımları da çok yoğun bilgi aktarımını içerebilir. Ayrıca, hocalar fikirler arasındaki bağlantıları dersin sonlarına doğru çok daha açık bir şekilde verebilirler.

2. Tekrar: Dersin pek çok kısmında hocalar not alanlara oranla daha hızlı anlatırlar ve bunun sonucunda, istekle dinleyen öğrencileri için vurgulamak amacıyla temel fikirleri sık sık tekrar ederler, farklı şekillerde ifadeler kullanırlar veya daha geniş bir zamanda ayrıntılı olarak anlatırlar. Bir örnek vermek veya sadece o fikri belirtmek yerine, bazıları tekrar yerine geçen çeşitli örnekler sunarlar. Tekrarlama, hocanızın konuşma hızıyla (200+ kelime/dk.) sizin yazma hızınız (30-40 kelime/dk.) arasındaki farka karşı sizi korur. Tekrarlama, vurgulanan önemli fikri anlamanız için gerekli olan zamanı size verir.

3. Geçiş Biçimleri veya Bağlaçlar : Geçiş biçimleri veya bağlaçların amacı, ders sırasında açıklanan fikirler arasındaki ilişkileri mantıklı olarak kurmanıza yardım etmektir. Bağlaçlar dinleyici olarak size iki açıdan faydalıdır. Organize olmak ve ana temayı ayırt etmek. Sıklıkla kullanılan bağlaçlar, bir zıtlığı veya değişimi, ek bilgiyi veya tekrarı, vurguyu, sayı, liste ve sırayı, özeti, ayrıcalığı, neden ve sonucu belirtirler.
Zıtlık belirten ifadeler: Conversely, however, but, despite, on the other hand (tersine, ancak, ama, diğer taraftan gibi)
Tekrar kelimeleri: Also, too, in addition, even more, to repeat, in other words (aynı zamanda, ek olarak, diğer bir deyişle gibi).
Vurgu kelimeleri: Specifically, most importantly, especialiy (özellikle, daha önemlisi gibi).
Sayı, liste ve düzen kelimeleri: Then, secondiy, fınaliy, ultimately (sonra, ikinci olarak, son olarak gibi).
Özet kelimeleri: İn brief, in conclusion, to wrap up, for these reasons (kısaca, sonuç olarak, toparlarsak, bu nedenlerden dolayı gibi).
Ayrıcalık belirten kelimler: Giyen that, in light of, of course, even though (tabii ki, rağmen, bu bilgiler ışığında gibi).
Güçlendirme kelimeleri: For example, in other words, that is, i.e. (örneğin, diğer bir değişle gibi).
Neden-sonuç kelimeleri: Accordingly, because, consequently, therefore, if then (çünkü, sonuç olarak, böylece, buna uygun olarak gibi).

4. Fikirlerin Yeniden İfade Edilmesi: Hocalar, öğrencilerin dersi takip edebilmeleri için sık sık konuşma hızlarını yavaşlatırlar. Bir diğer yol da öğrencilerin daha kolay anlaması ve tamamen not almalarına olanak sağlamak için ifade biçimlerinin değiştirilmesidir. Yeni bir kavramın tanımının farklı bir şekilde söylenmesi buna örnek olarak verilebilir. Bu yolu etkili bir biçimde kullanmanız için dinlemeniz gerekmektedir.

5. Detaylı Anlatma: Hoca, temel fikre ek olarak genellikle temel fikri desteklemek amacıyla, tartışma veya karşıt fikri, kavramın tarihçesini, kavramın dersteki uygulamasını ve pek çok şeyi detaylı olarak anlatır. Detaylı anlatmanın amacı, dersiniz için önemli olan kavramlar hakkında kendi kendinize düşünebilmek için sizi yeterli bilgiyle donatmaktır. Detaylı bilgiyi etkili olarak anlayabilmek için temel fikirleri/kavramları dinlemek ve daha sonra o konu hakkında ne tip bir detaylı bilgi verildiğini belirlemek önemlidir.

NOT ALMA YÖNTEMLERİ

Not almak, fikirlerin birbirleriyle olan ilişkisini kurmanıza ve hangisinin daha önemli olduğunu belirlemenize yardımcı olur. Not alırken bırakacağınız boşluklar, daha sonra ek:-):-):-) kalan bilgileri tamamlamanıza olanak sağlar. Dersi gözden geçirmenizi sağlayacak ve dersi anlayıp anlamadığınızı sınayacak bir not alma yöntemi geliştirin. Cornell not alma yöntemi ve kavram haritası bu amaçlar için oldukça idealdir. Cornell yönteminde, notalınacak sayfa yukarıdan aşağıya bir çizgi ile ortadan ikiye ayrılır. Sayfanın sağ tarafı ders sırasında not almak için kullanılır. Sol taraf ise dersten sonra yapılacak düzeltmeler için boş bırakılır. Ders sırasında alınan notlar ana fikir, paragraf ya da liste biçiminde olabilir. Dersten sonra fazla zaman geçirmeden bu notların gözden geçirilmesi gerekir.
Sorular

Anahtar Kavramlar

Diğer Notlarla Bağlantılar
Derste tuttuğunuz notlar bu kısma yazılacak.

Sonradan notlarınızı tamamlayabilmek için boşluk bırakın

Okumalarda tutulan notlar

Kavram Haritası ise daha çok görsel bir yöntemdir. Bir harita yapmak için sayfanın ortasına ana fikri yazın. Bu bir kelime, cümle parçası veya yanyana konulmuş bir çift fikir olabilir. Daha sonra ilgili fikirleri merkez fikrin etrafına dallarla yerleştirin.
Bir Harita Nasıl Yapılır?
·Okunması kolay olsun diye büyük harflerle yazın. Bu, ayrıca yazılanların akılda kalıcılığını artıracaktır.
·Çizgisiz kağıt kullanın. Çünkü yatay çizgiler harita yapmanızı engelleyebilir. Eğer çizgili kağıt kullanmanız şartsa, kağıdı yan çevirin, o zaman çizgiler diaaa olacaktır.
·Temiz bir kağıt kullanın.
·Tüm kelimeleri, cümleleri veya listeleri çizgilerle merkeze veya diğer dallarla birleştirin. Aklınıza yeni bir fikir geldiğinde merkeze yeni bir kavram yazarak tekrar başlayın.
·Duraklamadan hızlıca gidin. Aklınıza gelen fikirleri hatırınızda tutmaya çalışın. Nereye ne yazılacak diye durmayın, sadece yazın. Düzenlemek ve analiz etmek “düz” etkinliklerdir ve haritayı oluşturma sürecini kesecektir.
·Yargılamadan düşünebildiğiniz her şeyi yazın. Yargılamak ve neyin nasıl yazılacağını düşünmek haritayı oluşturma sürecini engelleyecektir.
·Eğer duraklarsanız, bırakılan bir şey olup olmadığını görmek için ne yaptığınıza bir göz atın.
·Haritadaki farklı bölümler için renk kodlaması yapabilirsiniz.

Yorumlar: 0 » Etiketler: , ,

Kendinize İnanın

Kategori: Kişisel Gelişim

Kendinize İnanın. Kendinize güven hayatın her anında size olumlu olarak dönecektir. Bir işi başarmak için altın kural kendine inanmaktır.

Kişisel güveninizi geliştirmek için öncelikle ‘eşsiz’ olduğunuza inanın. Herkes hata yapar. Ayrıca hatasını görüp, kabul eden ve bunu esprili biçimde çevresindekilere belli eden insanlar, ‘kusursuz’ tiplerden çok daha sempati toplar. Hatasını görüp, söyleyebilen insanın içsel gücü fazladır. Tam tersine hatasından utanıp gizlemeye, saklamaya çalışan insan ise, içsel olarak gittikçe zayıf düşer ve kendinden uzaklaşır. Siz de bugüne dek yaptığınız hataları ve bunlara ne tepki verdiğinizi düşünün! Hatalarınızı saklamaya mı çalıştınız, yoksa alenen söyleyebildiniz mi? Eğer saklama huyunuz varsa, kendinizi değiştirmek için fazla baskı Altına girmeyin. İnsanın kendini eğitmesi annenin çocuğuna verdiği sabırlı eğitimle çok benzerdir.

HAYIR’I ÖĞRENİN
Gerekli veya gereksiz yere söylediğiniz her ‘evet’ kelimesinin altında, mükemmele ulaşma hırsı vardır. Kişi özellikle beğenilen bir arkadaş, mükemmel bir anne veya harika bir eş olma duygusuyla, karşısından gelen her öneriye veya isteğe ‘evet’ deyiverir. Oysa, her isteğe evet derseniz, kendinize olan saygı ve güveni yitirir, yaşamınızı tamamen başkaları üzerine inşa etmiş olursunuz. Bu yüzden kendinizi ‘hayır’ sözüne alıştırın.

İSKTEN KAÇMAYIN
Kendine olan güvenini sağlamlaştırmak isteyen bir kişinin, riskli olaylara da atılması gerekir. Bunun için öncelikle kendinizi motive etmeyi öğrenmelisiniz. Bu esnada yanlış yapma korkusunu taşımayı, başaramayacağınıza inanmayı ise, kendinize yasaklayın. Not defterinize şu ana kadar başarmış olduğunuz ve takdir aldığınız işleri kaydedin. Bunları okuyarak kendinizle gurur duyun, hatta biraz böbürlenin. Bundan sonraki beklentilerinizde ve gireceğiniz işlerde de aynı başarıyı elde edebilirsiniz.

PAYLAŞMAK ŞART
Görevlerinizi başkalarıyla paylaşın! şu ana kadar hiçbir görevinizi başkasından rica etmemişseniz ve başkasının almayacağını düşünüyorsanız, sonucu öğrenmenin bir tek yolu var Onlara paylaşmayı önerin! Yakınınızda olan insanlar görevi kabul etmezlerse, kullanılıyor olduğunuzun farkına varırsınız. Bu durumda ise, tavır koymak en doğru davranışlardan biridir. Eğer yine sesinizi çıkartmazsanız, psikolojik açıdan daha fazla çöker, kendinizi hırpalanmış hissedersiniz

Ne Düşünürseniz O Olursunuz

Kategori: Kişisel Gelişim

Birçok kişisel gelişim kitabı, “Düşüncenin Gücü”, “Olumlu Düşünmenin Gücü”, “Olumlu Yaşama”, “Büyük Düşünmenin Büyüsü” gibi isimler taşır ya da bu isimle bölümler içerir. Hayattaki her şey, gerçeğe dönüşmeden önce birisinin zihninde bir düşünce, dilek, ümit veya hayal olarak filizlenmiştir. Düşünceleri gönülde biten bitkiler olarak niteleyen Mevlana, düşüncenin gücünü Mesnevi’de çok güçlü ve açık bir şekilde vurgular: “Evlere, köşklere bak, bunlar da yapılmadan önce, mühendisin zihninde, düşüncesinde birer masala benzerdi. Hoşumuza gittiği için seyrettiğimiz, sofası düzgün, tavanı, kapısı uygun bir şekilde yapılmış filan ev, mühendisin zihnindeydi. Mühendisin zihnindeki o düşünce aletleri hazırladı. Ormanlardan kesilen direkleri getirdi. Böylece ev yapılıp meydana çıktı. Her sanatın, her hünerin aslı, temeli, mayası, hayalden, düşünceden başka nedir ki?

Önce düşünce vardır. Sonra bu düşünce eyleme dönüşür. Dünyanın kuruluşunu ezelden beri böyle bil. Meyveler, önce gönül düşüncesinde tohum halindedir. Sonra meyve olarak ortaya çıkar, görünür. Sen bir işe girişip bir meyve fidanı dikince, sonunda meyvenin meydana gelmesi yolunda ilk harfi okudun, yani ilk adımı attın.” Her düşünce, sonuca götüren bir araçtır. Işık gök gürültüsünden, düşünce de eylemden önce gelir. İkbal’in söyleyişiyle, “Bak tefekkür işe yol gösterir. Şimşek çakar, arkasından gök gürler” Kafamızın içindeki “sohbet” hakkında bir fikir vermek için söyleyelim. Dakikada 1200 kelimelik bir hızla düşünürüz. Diğer yandan, her gün zihnimizden yaklaşık 60 bin düşünce geçer. Bunların %95′i de bir gün önce düşündüklerimizin aynısıdır. Zamanınızın büyük bölümünde neyi düşünürseniz, başınıza gelecek olan da odur. Ne düşünüyorsanız o olacağınıza göre, bırakın düş gücünüz aşağıları değil yukarıları seyretsin. Bakın Mevlana herkesi nasıl büyük düşünmeye çağırıyor:”Eğer bir karınca Hz. Süleyman’ın derecesine ulaşmaya çalışırsa, şaşma; onun isteğini hor görme! Sen ondaki himmete, gayrete, cesarete imrenerek bak! Elinde, zenginlik ve yetenek olarak ne varsa, isteyerek, düşünerek elde etmedin mi?

Beyin Negatifi Kabul Etmez Olumlu düşünce hayatımızın yakıtıdır. Ancak, olumlu düşüncenin gücünü ve etkisini gösterebilmesi için beynimizdeki engelleri, önyargıları ve sınırları kaldırmak şarttır. Beynimiz negatifi kabul etmemektedir. Çünkü bilinçaltı aklımızdaki her şey pozitiftir. Bembeyaz bir at düşünme cümlesini duyduğunuzda aklınıza ne geliyor? Bembeyaz bir at, değil mi? Bu nedenledir ki, Mevlana “Gerçekten de ‘yapma, etme, görünme’ demek isteği arttırır sadece, başka şeye yaramaz.” der. Onun için anne-babalar çocuklarına, öğretmenler öğrencilerine ‘yapma, konuşma, koşma’ derken aslında onların bilinçaltlarına ‘yap, konuş, koş’ emirleri verdiklerini bilmeliler. En doğrusu, Mevlana’nın “Men edilen şeyi yapmayan kimdir?” uyarısını hatırlayıp bunları, ‘sessiz ol, sakin ol’ gibi olumlu ve “ma” eki içermeyen kelimelerle ifade etmektir.

Olaylara İyi Bak! Mevlana’nın ifadesiyle “nasıl bakarsan öyle görürsün”. Hayat bize derslerini çeşitli şekillerde ve boyutlarda sunar. Olumlu dersler her zaman olumlu durumlardan çıkarılmaz. Arabanızın lastiğinin patlaması, olumlu bir olay değildir ama size kabullenme, sabır, plan yapmanın değeri, başka biri size yardım etmişse yardım görme sevinci, teşekkür etmenin değeri, şükür gibi pek çok dersler verebilir. Aynı olayı, stres ve sıkıntı yaratıcı dersler çıkarmak için kullanabiliriz: “Aksilikler hep beni bulur, hayatımda her şey ters gidiyor” gibi… Görüldüğü üzere, hayat okulunda size sunulan derslerden ne öğreneceğinizi siz seçersiniz. Hatta Mevlana iyi bakışın bela diye nitelendirilen durumlarda bile işe yaradığını söyler: “Bir adam belada safa görürse, bela tatlılaşır. Hasta, iyileştiğini görünce ilaç, kendine hoş gelir.” Yaşam aynı zamanda inatçı bir öğretmendir. Bir dersi öğrenilinceye kadar tekrar tekrar anlatır. Davranışınızı değiştirmişseniz yaşam dersinizi öğrendiğinizi anlar. Aksi halde, aynı dersi devam ettirir.

‘Bunda da bir hayır vardır’ anlayışıyla en kötü olayda bile, onun daha ötesine bakabilmek, olumlu yanları ve dersleri bulabilmek için çalışmak insanın gelişme ve büyümesinin anahtarıdır. Hayatınızdaki olayları olumlu bir bakış açısı ile yorumlamayı, bunlardan gerekli dersleri çıkarmayı öğrenmelisiniz. Olumlu şeyleri aradıkça ve olumlu şeylerin olacağına inandıkça, önünüzde pek çok kapının açıldığını göreceksiniz. Dolayısıyla, olayı değiştiremezsiniz, ama ona olan bakışınızı değiştirebilirsiniz. Olayı kızgınlık veren, kötü bir olay yerine, komik ve size ileride aynı tip olaylar karşısında nasıl tavır almanız gerektiğini öğreten ders verici bir olay olarak yeniden çerçeveleyebilirsiniz.

Düşündüklerinizin, iç konuşmalarınızın, başkalarıyla konuştuklarınızın sağlığınızla yakından ilgisi vardır. Örneğin, kendinizi kötü hissetmekten ne kadar çok söz ederseniz, o kadar sık hastalanırsınız. Bir an için dikkatinizi konuşmalarınıza verin. Genelde olumlu konuşmalar mı, yoksa olumsuz, kötümser ve şikayet dolu sözler mi? Konuşmanız zihninizi etkiler. Eğer sürekli işlerin kötüye gideceğini söyleyip duruyorsanız, bir kâhin olmak için iyi bir fırsat yakalamışsınız demektir.

Bakın Mevlana ne der: “Kötüye yormak ve vehim yapmak insanı derdi yokken bile hasta eder. Onun için olaylara iyi bak.” Düşünce yapınıza ve hayata bakışınıza göre, hayat deneyimleri sizi ya yıpratır ya da parlatır. Olumsuz düşünen ve bakış açıları olumsuz olan insanlar, daima ‘niçin’ diye sorarlar ve sorunları görürler. Fırsatlar kapılarını çaldığında da tokmağın sesinden rahatsız olurlar. İyimser ve olumlu insanlar ise ‘nasıl’ sorusunu sorarlar, daima çözüme odaklanırlar.
Zehirli Düşüncelerin Gücü Zihniniz bir bahçeye benzer; olumlu düşünce, iç konuşma, hayal ve telkinlerle onu beslerseniz başarı ve mutluluk sizin olacaktır. Endişe, kaygı, ümitsizlik ve korku ile beslerseniz, bunlar adeta zehirli atıklar gibi sonuç doğuracaktır. O yüzden, bir tek olumsuz düşüncenin zihninize yerleşmesine izin verme lüksünüz yoktur. Zira, Mevlana’nın deyişiyle, “Sen kötü düşünceyi zehirli tırnak gibi bil. Bu tırnak derinleştikçe canın yüzünü tırmalar.”

Negatif İç Sesinizi Dinlemeyin! Olumsuzlukların zihninizi ve bilinçaltınızı etkilememesi konusunda çok kararlı olun. Olumlu bir insan olmak istiyorsanız, olumlu insanları arayın, onlarla dostluk geliştirin. Mevlana bir rubaisinde olumsuz, karamsar ve kötümser kişilerle arkadaş olmama ve konuşmalarına kulak vermeme konusunda insanı şöyle uyarır: “Gamlı yoldaşlarla oturma dedim sana! Sakın hoş meşrepli neşeli dostların yanından ayrılma. Bağa geldiğin zaman dikenlik tarafına gitme. Gülden, yaseminden, sarmaşık gülden başkasıyla ilgilenme .”

Günümüzde çevreden beynimize dolan olumsuz ve zehirli söz ve görüntülere televizyondan duyduklarımız ve izlediklerimiz de eklenmiştir. Bakın Sidney J.Harris ne der: “Benim televizyona karşı olmam sadece programların düşük kalitede oluşundan değil, ekranda gösterilenlerin izleyenlerin büyük çoğunluğu üzerinde önemli etkiler bırakmasındandır. Bu, aklın korkunç bir şekilde köleleşmesidir ve Aristo’nun bizi uzun yıllar önce uyardığı gibi ” Köleliğin en kötü yanı, sonunda kölelerin de ondan hoşlanmaya başlamasıdır.”

Sabır Vitamini Olumlu düşünmeyi sabırla pekiştirin. Brian Adams’ın dediği gibi, “Sabretme sanatını öğrenin. Bu disiplini, bir hedefin sonucu konusunda endişelendiğinizde, düşüncelerinize uygulayın. Sabırsızlık; endişe, korku, cesaretsizlik ve Başarısızlığı besler. Sabır; güven, kararlılık ve aklı başında bir görüntü yaratır, ki bu insanı sonunda Başarıya götürür.” Bakın Mevlana sabır sanatını uygulayan kişiye ne müjdeler verir: * “Sabretmek insanın içini açar, gölünü ferahlandırır.”

* “Eğer tamamıyla zorluklara daldınsa, daralıp kaldınsa sabret. Çünkü sabır rahatlığın, genişliğin anahtarıdır.”

* “Dileği, isteği sabır elde ettirir.

* “Tohum toprak içinde gizlendiği, zahmetlere katlandığı için bahçe yeşerir, güzelleşir…”

* “Gam ve kederin anahtarı sabırdır.”

* “Amaca sabırla varılır. Acele ile değil…”
Sonuç Mevlâna eserlerini olgunluk dönemlerinde meydana getirmiş ve yılların birikim, tecrübe ve mesajlarını çelişkiye düşmeden eserlerinde yansıtmıştır. Belki de bu yüzdendir ki onun eserleri, düşünceleri yedi asrı aşkın bir süre geçmesine rağmen, hâlâ güncelliğini yitirmemiştir. Mevlânâ; bize hep mükemmel insan reçetesini sunar, güzel huylu, dürüst, çalışkan, alçak gönüllü, hoşgörülü, kısaca örnek ve olgun insan olmanın yollarını anlatır. Özellikle Mesnevî’nin; kendisiyle, yaratıcısıyla ve dış dünyadaki bütün varlıklarla barışık, huzurlu ve mutlu insan olmanın tarifi üzerine kurulduğu açıkça müşahede edilir. O, eserlerinde sunduğu anlamlı fikirleriyle, insanı ve toplumu inceleyip problemlerine çözüm sunan bir düşünür; psikolojik analizleri, olumlu telkin ve ümit aşılayıcı sözleriyle bir yaşam koçu, aynı zamanda bilimsel konularla ilgili olarak söylediği beyitleriyle de gizemli bir bilim adamı hüviyetindedir.

Yorumlar: 0 » Etiketler: ,

Unutma

Kategori: Kişisel Gelişim

Unutma ! Gerçekte sen ne hissediyorsan o her zaman doğrudur.

Hayatta senin için neyin doğru olduğunu bir tek içindeki ses söyleyebilir. Dolayısı ile içindeki ses ile konuşmayı öğren.

İçindeki sesin kendine has nedenleri vardır ki akıl hiçbir zaman anlayamaz.

Her gün kendinle kalmak için zaman ayır ve kalbini dinle.

Tüm diğerleri farklı hissedebilir farklı düşünebilir ama bu senin hissettiklerinin yanlış olduğunu göstermez sadece onlardan farklı olduğunu gösterir.

Sadece onların bakış açılarını anlamaya çalış. Hemfikir olmaya çalışma!

Bazen içindeki ses sana zor geleni yapmanı söyleyebilir… Korkma… ve içindeki sesi dinlemeye devam et…

Her yanlışında kendini acımasızca eleştirip üzme…

Gereğinden fazla üzülmek bugünün gücünü tüketir yarınlarının güzelliklerini çalar.

Aksine başını okşa kendini kucakla ve her şeyin geçeceğini kendine hatırlat.

Yaşadıklarının senin için önemli bir ders olduğunu bil.

Bu tecrübe ile aldığın bilgiyi incele bir dahaki sefer için hazırlıklarını yap.

Her zaman ama her zaman mutlaka kendine iyi davran.

Sen buna layıksın !

Hayatta en büyük dostun sen olabileceği gibi en büyük düşmanın da sen olabilir.

Seçimini yap ve kendin için dost mu yoksa düşman mı olacağına karar ver.

Yaşamdaki tüm acılarını atlatabilirsin her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilirsin

istersen kötü alışkanlıklarını bırakabilir ve her zaman yeniden başlayabilirsin.

Bugün hayata yeniden başla! ilk adımın kendini bağışlamak olsun!

Tıpkı kasvetli ve bulutlu bir havanın ardından kendini gösteren güneş gibi olabilirsin.

Ve aynı güneş gibi ay gibi her gün ve her gece bıkmadan usanmadan yeniden doğabilirsin.

Asla tecrübe kazanmaktan kaçma… Ne kadar zor olursa olsun yeniden ayağa kalk ve devam et!

İnan bana o tecrübelere ihtiyacın var…

Unutma! Yapılacak daha nice yeni hatalar var öğrenilecek daha nice yeni dersler var tekrar tekrar aynı hatalara düşmek niye?

Unutma !

Her şey sende gizli.

Hayatın kötü bir yola girmişse direksiyondakinin sen olduğunu hatırla!

Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnız güçlü hissettiğin kadar güçlüsün.

Seçimi yapacak olan sensin….

Yorumlar: 0 » Etiketler: