Kuruluş Osman Sözleri, Efsane Diziden Efsane Sözler ve Dualar

Sizler için hazırladığımız en güzel ve özel güncel Kuruluş Osman dizisi sözleri ve mesajları.

Biz gaza kapılarını yeniden açacağız ve fethettiğimiz topraklara fetheden yiğitlerin adını vereceğiz. Biiznillah bastığımız yerler yurt, o yerler mazlumlara sığınaklık eden görklü bir devlet olacak. Karşımıza çıkan şahmeran yedi başlı ejderha olsa fark etmez.

Buraya Yesevi soluğunu üflemek, diriliş ateşini yakmak, ocağımızı harlamak, yeni bir cihan kurmak için geldik. Bu kutlu yolda bizimle yoldaş olmaya var mısın?

Kahpelik aşikarken, teyakkuz yiğidin pasıdır.

Gayrı gaza için kıyam vaktidir. Şimdi cenk değil, şehadet vaktidir.

Küfür orduları azıp kudursa da her hakikatin sığındığı bir Hira Mağarası vardır!

Onları en adil mahkemeye çıkaracağım, mahkemeyi ben kuracağım. Kuracağım mahkemenin kadısı öfkem, celladı pusadım olacak. Onları ben yargılayacağım.

Kahpeliğin bahanesi, ihanetin telafisi olmaz.

Beni iyi dinleyin. Kim ki fitne eker, hainlik yaparsa; kim ki arkamdan oyun çevirmeye kalkarsa, ben, Ertuğrul Gazi Osman, babamın kurulduğu ulu post, gölgesinde yaşadığımız tamgalı sancak ve belimde taşıdığım kara pusatım üzerine ant olsun ki acımam! Sel olur yıkar, ateş olur yakarım! Uyarılarımı duymayan kulağı, üzerine laf söyleyecek dili keser atarım! Bu böylece biline!

Ben, Ertuğrul Gazi Osman, kanımda dolaşan deli taylar üzerine ant olsun ki diriliş ateşini yakacağım. Bu ateşle yılanları, yıkılanları ve satanları kül edeceğim.

Atın dorusunu er, yiğidin dorusunu yar bağlar!

Gün, Türk’ün bağrına sızmaya çalışan tüm yılanların kafasını kesme günüdür. Gün, imanımıza Kızıl Elma’ya yürüme vaktidir.

Payitaht Abdülhamit Sözleri yazımıza da göz atabilirsiniz.

Kurt postun, bey kimsenin önünde eğilmez oğul. (Şeyh Edebalı)

Bunca gailenin içinde bize lazım gelen güçlü bir birliktir. Hiçbir güruhun sarsamayacağı kavi, heybetli bir beylik. Belik de bir devlet… Bu, öyle bir devlet olmalı ki, adalet onunla yeniden dirilmeli, Âlem-i İslam huzur bulmalı, zalimler korkudan titremeli, ahlak onunla kıyama kalkmalı.

En makbul himmet kişi oğlunun gayreti, en samimi dua da fiilidir.

Nice kurt kuzu postunu giyer, nice hain de taç ile hırka ile derviş gibi görünür.

Bizi düşmanlarımız değil, ancak sevdiklerimiz incitir!

Gerçek hürriyeti Allah’a kullukta bulanlar asla esir düşmezler.

Bizde öyle yiğitler vardır ki onların ruhunun pahası yoktur. Ne makam ne mevki ne de başka bir dünyalık. Onlar zikirle doyar, şükürle giyinir, sabırla savaşırlar.

Bu, kuru bir yurtluk kavgası değildir. Bu canlar akçe hesabıyla, mümbit otlaklar sevdasıyla ziyan olmadı. Bu kavga hak ile batılın kavgasıdır. Batıl tümüyle zail olana kadar durmayacağız. Allah’ın hak dini hâkim olana değin pusatlarımız kınına girmeyecek. Bu kavga haça çarpan hilalin kavgasıdır.

Beklemek, ham Âdem, toy yiğit işi değildir. Beklemek hasmını değil, nefsini yenen pehlivanların işidir.

Abdalanlar var aşk ile savrulup eşiğimize gelen, Bacıyanlar var yolumuzda hizmeti kendine vazife eden. Lakin senin tek gayen tek muradın Hakk yolunda gaza olmalıdır. Nefesimiz gaza uğruna savaştıkça seninle olacaktır. (Şeyh Edebalı)

Ne mutlu o erlere ki can ve mal kaygısı taşımazlar. Ne mutlu o cihan mertlere ki nefislerini davalarına tercih etmezler. Ne mutlu o kahramanlara ki adları bir nesle, bir çağa, bir ruha isim olacaktır. (Şeyh Edebalı)

Türk’ün ikbalini hasımdan akçe alan uşaklar değil; malını, canını bu dava uğrunda feda eden koç yiğitler tayin edecektir.

Kartallar kafese girmez, aslanlar ormana sığmaz.

Toprağa su katarsan balçık, kan katarsan vatan olur.

Kuruluş Osman Sözleri Güzel
Keferenin lokması ile doyup, Müslüman yurdunda hüküm peşinde koşanlara fırsat vermeyeceğiz. Toprağı kanla, dertle karılmış bu vatanın teslim alınamayan aklı olacağız.

Damarlarında Orhun’un, Hazar’ın coşkun suları dolanan yiğit yoldaşlarım! Küfrün zemherisi ile bizi dondurmak, zulmün bentleri ile bizi durdurmak dilerler. Şimdi bir çağlayan gibi coşma, karşımıza çıkan tüm engelleri yıkma vaktidir. Bağrındaki yaralarla Peygamber aleyhisselam katına çıkan şüheda aşkına, Türk’ün adaletini bekleyen cümle mazlumların aşkına, oyun kuranların en hakikisi aşkına… Gün, zalimin oyununu başına yıkma günüdür.

YA ŞEHADET YA HÜRRİYET!

Kan yarası kabuk tutar, kin yarası kabuk tutmaz.

Ölümü öldüren, korkuya diz çöktüren, milletine umut olan adama ER derler.

İkbali itaat edenler değil, kıyama kalkanlar belirler.

Bu vatanı, besleme devşirmeler değil, helal süt emmiş aslanlar idare edecek.

Ben kelamla değil, pusatımla konuşurum. İzahat sizin, icraat benim işimdir.

Biz, Türk denen ulu çınarın kökleriyiz. Ergenekon’da harlandık, Malazgirt’te ateş olup cihanı dağladık. Türk, ezansız; Türk, hürriyetsiz; Türk, devletsiz olmaz.

Sırrın girdiği yerden itimat çıkar! (Samsa Çavuş)

Yel olup esmeli, kefereye korku salmalı! Kurt gibi ulumalı, zalime pusuların en büyüğünü kurmalı! Zülfikar olup kesmeli, cihana nizam getirmeli!

Baş kaldırıp yük hayvanı olmak, baş eğip tasmalı it olmaktan yeğdir! (Samsa Çavuş)

Ölümden öte oba, ecelden gayri nihayet mi vardır? Mademki ölüm bir defa gelir, neden şehadet için gelmesin?

Çakalların hükmü, kurtlar ayağa kalkana kadardır!

Göçümüzde hicret, hicranımızda uzlet, özümüzde şehadet gizlidir!

Alemde şer bitmez ise, Türk’te de er bitmez!

Ulu çınarlar, fırtınalı diyarlarda yetişir. Dalımızı kesmeye çalışanın kökünü topraktan kazıyacağız.

Bu kavga Hakk ile batılın, mazlum ile zalimin kavgasıdır. Türk’e kurulan esaret tuzakları berhavadır. Türk’ün teslim olmayacağını cümle cihana belleteceğim. Kara pusatım üzerine ant içerim ki, göğü çadır, güneşi bayrak belleyeceğim. Kahrım zalime ziyan, mazluma ümit olacak.

Kuruluş Osman Sözleri Hikayeler
Behlü’l Dane bir gün Bağdat kabristanında kendine mezar kazıp uykuya dalmış. Sultan Reşid bir ferman çıkartıp, acil bulunmasını istemiş. Askerler hemen aramaya başlamış Behlül’ü. Sonunda bulmuşlar. Ellerindeki mızraklarla dürterek uyandırmışlar fukarayı. Behlül bu. Durur mu? Açmış ağzını, yummuş gözünü. “Beni niye uyandırırsınız?” demiş. Askerler kucaklayıp, bir solukta koymuşlar sultanın önüne. Sultan tebessüm ile karışık sormuş; “Askere çıkışmışsın? Sebebi nedir?” Behlül aynı kızgınlıkla anlatmaya devam etmiş; “Ben, rüyamda padişah oldum. Askerlerim, sarayım, hizmetçilerim, ihtişamım, gücüm var idi. Bunlar uyarınca her şey berbat oldu.” Sultan Reşid basmış kahkahayı; “Yahu insan hiç rüyasında gördüğü saltanata itibar eder mi?” Behlül bir sultana bakmış bir de askerlere.; “O vakit diyesin sultan. Benim rüyadaki saltanatımla, senin saltanatının arasındaki fark nedir? Benimki uyanınca bitti, seninki ölünce bitecek.” deyivermiş.

Genç bir karınca, kalemin kâğıt üzerine yazdığını görmüş. Bu sırrı hemen gidip başka karıncaya söylemiş. “Kalem, büyük sanatkâr,” demiş. “Gözlerimle gördüm. Kâğıdın üzerine susam çiçekleri, gül yaprakları nakşetti.” Öbür karınca bir an durmuş. “Sanatkâr olan kalem değil, parmaktır,” diye çıkışmış. Bunları dinleyen başka bir karınca da lafa girmiş. “Ne parmak ne kalem… Bu işte hüner koldadır,” demiş. Bu üç genç karıncanın hoş sohbetini dinleyen yaşlı karınca dayanamamış. “Bu hüneri, suretten bellemeyin. Bu iş, kolla, parmakla, güçle olmaz. Güç dediğin mahlukat uyuduğunda geçici bir ölüme teslim olur. Lakin akıl her daim yaşar.” demiş. Hüner, bilek gücünde değildir, akıldadır. Bazı ahvaller vardır ki içinden pazıyla çıkılmaz. Bazı hasımlar vardır ki pusatla yenilmez. Onlara karşı fikir ile sebat edip, akıl ile cenk edeceğiz.

Kuruluş Osman Sözleri Anlamlı
Sayılmayız parmak ile, tükenmeyiz kırmak ile! Nizâm-ı Âlem yolunda bir evlat değil, bin evlat feda olsun. Ateşin içinde İbrahim’i, bıçağın önünde İsmail’i, kuyularda Yusuf’u, deryalarda Yunus’u ve mağarada hak nebiyi koruyan Rabbim. Sen sırrımızı muhafaza eyle! Sen kızıma Hz. Aişe’nin aklını, Hz. Fatıma’nın şecaatini, Hz. Sümeyye’nin sabrını ver. Bizi küffara karşı çetin ve heybetli kıl. Pusatımızı kavi, atlarımızı eşkin eyle. Yiğitlerimizi mansur ve muzaffer, düşmanımızı zelil ve mağlup kıl! Şüphesiz zafer ancak sana a

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir